Corporate Logo Design

 

       

1974 YILI SALMAN (H.İBRAHİM GÖK)                                1995 YILINDAN BİR GÖRÜNÜM (ALİ GÖK)

 

 

SALMAN'IN TARİHİ

 

 

Bu yazı Ali GÖK Tarafından Hazırlanmıştır : Adını, Danişment (Niksar) Devleti komutanlarından olan Selman Paşa'dan aldığı sanılan Salman Kasabası, Ordu İli'nin Akkuş İlçesi'ne bağlı bir beldedir. Yüzölçümü 49 km², 2007 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 4.207'dir. Kuzeyinde Akpınar Beldesi ve Dağyolu Köyü, güneyinde Seferli Beldesi ve Erbaa İlçesi (Tokat) ile çevrili alanda yer almaktadır. Nüfusuna bakıldığında Akkuş'un en büyük beldesidir.

 

XI. Yüzyılda Oğuz Boyları yerleşebilecekleri yerler ararlar. XVI.(1600) Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun zamanında özellikle Oğuz boylarının üçoklar kolu olan Çepni ve Kıpçak Türklerinin akınlarına maruz kalmıştır. Niksar'da kurulan Danişment Devleti sınırlarında kalan Salman ve sahil kesimi özellikle Çepnilerden olan Hacıemiroğulları tarafından fethedilerek bölgeyi tamamen Türkleşmiştir. Yüzyıllarında ise Genellikle Fatih Sultan Mehmet’in bu bölgeyi Osmanlı topraklarına dahil etmesiyle sahillere kadar ilerlemiştir.

 

Salman, I. Dünya Savaşı'nda düşman işgaline uğramamıştır ancak Rum ve asker kaçağı Türk asıllı eşkıyaların baskısına ve zulmüne maruz kalmıştır. Bir dönem Canik Beyliği altında, Orta Karadeniz ve Kuzey Anadolu bölgelerine öncelikle ıssız ve tenha yerlere zamanla da sahil kesimlerine Bafra'ya, oradan da tekrar o günkü iklim, ekonomi şartlarından dolayı birde Rumların baskısı nedeni ile kuzeyden güneye daha dağlık bölgelere XVII.YY (1700) tekrar göç etmişlerdir.

 

Sürekli olarak göçebe halde gezinen Türkler gibi şimdiki Salman'ı oluşturan köyler de Osmanlı İmparatorluğu döneminde ilk önce Şebinkarahisar'a bağlı Erzincan eyaletine, daha sonra da Sivas eyaletine bağlı Samsun sancağına bağlı karakuş şimdiki adı Akkuş olan bölgeleri içinde kalan köylerinde genellikle şimdiki Ordu-Samsun-Tokat üçgeni bölgelerine yerleşirler. (1870)

 

Bu bölgeler 1920 tarihine kadar Karakuş Samsun ilinin Ünye ilçesine bağlı olarak kalmıştır. 1920 yılında ise Ordu’nun il olması ile Ordu İli Ünye İlçesine bağlanmıştır.

 

4 Mart 1954 yılında Karakuş'un Adnan Menderes döneminde Akkuş adını alarak ilçe olmuştur. salmanlılar da  Ordu ilinin Akkuş ilçesine bağlı bu bölgelerde özellikle dağlarda yaylalarda yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

 

Salman halkının hemen, hemen tamamı öz Oğuz boyu Üçokların kolu olan Çepni olup yüzde 95 Türk'tür ve Sünnilerdir. Salman merkezde olmasa köylerinde önceden tokat sınırları içinden gelen Bektaşiler de olduğu söylenir ancak zamanla bizlerle kaynaşıp, bizlerin ve kültürümüzü benimsemişlerdir.

 

Karakuş'un Akkuş adını alarak ilçe olmasından sonra salmana ilgi başlamıştır. Ormanların çok olması nedeniyle  Akkuş'ta ahşap kereste fabrikası kuruldu ve devletin fabrika için ağaç kesim işleri salman çevresinde başlamış bunun getirdiği sonuçlar neticesinde Salman'ın şimdiki çeşmenin olduğu yer üç yolun bileşeni olarak merkezi yer haline gelmeye başladı.

 

Özellikle Şaban SAKALLI (Şaban Efendi), Remzi MADEN (Mödük Remzi) ve Ali GÖK (Küçük Ali) öncülüğünde Salman'a küçük, küçük kahvehane, çay ocağı, bakkal derken bütün komşu köylerden hatta ilçeden Salman'a bir göç kuryesi başlatmış, ilk başta dükkanlar bunu takiben konut yapılaşması artırmıştır. İlk önce Kuzköy'de (Akpınar) bulunan jandarma karakolu bile gelişmeler neticesinde salmana taşınmıştır.

 

Salman Belediyesi 1988 yılında Salman ve Çamalan Köylerinin birleşmesi ile belediye olma hakkını kazanarak 26 Mart 1989 yılı Mahalli İdareler seçimleri ile ilk belediye başkanını seçmiştir. 27.06.1994 yılında Salman Merkez ve Çamalan Mahalleleri olarak iki mahalle kurulmuştur. Daha sonra 21.11.1997 yılı Taşoluk köyü katılarak sınırları genişletilmiştir. Genişletilen sınırlar 1-Salman Merkez Mahallesi, 2-Şehitkerim Mahallesi, 3-Taşoluk Mahallesi, 4-Güveluşağı Mahallesi, 5-Elmalık Mahallesi, 6-Çamalan Mahallesi, 7 Çakırlar Mahallesi olarak 7 mahalle’ye ayrılmıştır. Akkuş'un ilk belediyesi salman olmuştur. 1993 yıllarına çok gelişen Salman ilçe olması beklenirken bazı nedenlerden dolayı olamamış ve duraklama dönemine girmiştir ve artık Salman halkı salmana ekonomik olarak sığmamaktadır dolayısı ile salmandan bir çok kişi iş umudu ile  başka memleketlere göç etmeye başlarlar.

 

1945 tarihin deki 2.dünya savaşı sonrası başlayan açlık sefaletler o dönemde de insanları göçe teşvik etmiştir ve 1955’ler de göçler yine başlamış azda olsa salmanın köylerini etkilemiştir. 1990 yavaşlama olsa da 1993 yılından sonra artarak bugüne kadar sürmesi, salmanın fark edilir şekilde büyük göç kaybının en çok olduğu dönemdir.

Türkiye’nin diğer illerine hatta dünyanın bir çok ülkesine özellikle İstanbul ve Almanya’ya göçler devam etmektedir ve ekonomik olarak gelişmelerin olmaması nedeni ile de göçler devam edecektir.  Yani göçebe yaşayan biz Türklere bir örnekte buradan verebiliriz.

 

Merkez Beldesi olarak bir Belediye binası, Jandarma karakol binası, bir Çok Programlı Lise ile aynı binada PTT, Tarım Kooperatifi, bir İlköğretim okulu, Sağlık ocağı, umuma açık Tuvaleti (Wc) Orman binası gibi resmi kurumlarımız Salman merkezde bulunmaktadır. Bunlara ek olarak Belediye binası yakınlarında meyve-sebze hali ayrıca hayvan alım-satım yeri olarak hayvan pazarı da mevcuttur.

 

Çarşamba günleri sabah saatlerinden başlayıp akşam saatlerine kadar süren bir pazarı mevcut olup, Salman hoş bir görünüm ve alış veriş merkezi haline gelir. Y harfini andıran üç yol Akkuş Caddesi, Samsun Caddesi ve Aydağ Caddesinde çarşı kurularak  gıda, giyim, ev gereçleri ve birçok aradığın ürünün bulunduğu merkez haline gelir.

 

Belde'nin Akkuş dışında Ünye, Erbaa ve Salıpazarı ile doğrudan bağlantıları vardır. Beldenin rakımı 1.100 metredir.

 

Salman halkının başlıca geçim kaynakları; fındık, mısır, kara lahana, orman ürünleri, büyükbaş hayvancılık, halıcılık ve arıcılıktır.

 

Kültürel anlamda Orta ve Doğu Karadeniz'in bir parçası olan yörede Tokat kültürünün de etkisi görülmektedir.

 

36°50'45 Doğu boylamları ile 40°50'57 Kuzey enlemleri arasında yer almaktadır.   Araştırma: Ali GÖK 2005 - ( www.salmankasabasi.com )

 

1981 TARİHİNDE KAYMAKAMLIKÇA ONAYLI TARİHİ BELGE

 

ARAŞTIRMAYI YAPAN

Ali GÖK www.salmankasabasi.com 1981 ---- 1993-2005 arası
KAYNAKLAR AÇIKLAMA DOĞUM TARİHİ ÖLÜM TARİHİ ARAŞTIRMA TARİHİ
Nüfus Müdürlüğü Akkuş ---- ---- Ağustos 1997 Tarihinde
Şaban SAKALLI (Şaban Efendi) 18?? 199? 1992-1993 Tarihleri Arası
Hüsnü GÖK (Aziz oğlu) 1896 2004 1993-2003 Tarihleri Arası
Ali GÖK www.salmankasabasi.com 1980   Genel
Ali GÖK (Küçük Ali) 1904 2002 1995-1999 Tarihleri Arası
Yakup PATOĞLU (İbrahim oğlu) 1898 2000 1994-2000 Tarihleri Arası
Sadık BOZOK Araştırmacı 1971   Osmanlı Arşivi soy nüfus
Tahsin ÇAYIROĞLU İst. Üni. Ulus.İlişki 1978    
Durmuş GÖK  (Kadiroğlu) 1911 1999 1995-1997 Tarihleri Arası

 

 

 

 

Bu makale ise Tahsin Çayıroğlu'na aittir: Salman ve dolaylarının özellikle de aşağı tarafların tarihini bir hayli geriye götürmek mümkündür. Buna kanıt olarak ise yörede bulunan rum mezar kalıntıları gösterilebilir ancak bu yapıların neredeyse hepsi gömü arayanlar tarafından tahribata uğramıştır. Ayrıca define haritaları da buna kanıt teşkil etmektedir. Diğer yandan dayanıklı malzemeden bir kanıt aramak nafiledir çünkü ahşap malzemenin bolluğu diğer maddelerin kullanımını gerektirmemiştir. Ancak arkeolojik kazılarla çok fazla olmasa da bazı kalıntıların izine rastlanacağı sanılmaktadır. Buna mukabil ecnebi unsurların yöreden ne zaman ayrıldıkları meçhuldür çünkü bu yakın bir zamanda olmadığı kesindir.

Yöreye türk göçlerinin de ne vakte rastladığı net olarak bilinmemektedir. Ancak tarih ilminden hareketle yöre erken dönemde türklerin eline geçmiştir. Büyük selçukluların zamanından beri danişmentliler –başkentleri niksar- anadolu selçukluları, canikoğulları ve nihayet osmanoğulları yöreye hakim olmuşlardır. Niksar ve ünye arasında bulunan yörenin boş kalmayacağı malumdur. Nitekim gemi yapımı için gerekli ağaçların temini için yöreye sık sık gelindiği bilgiler dahilindedir. Yine eski adı karakuş olan akkuş kazası osmanlılar devrinde avcı kuşlarının yetiştirildiği mekan olmasından münasebetle adının karakuş kaldığı sanılmaktadır. 1850-92 yılları arasında sivas vilayetinin samsun sancağına bağlı karakuş isminden bahsolunur. 1892-1920 yılları arasında karakuş bucağı samsun ilinin ünye kazasına bağlıdır. 1920’de (69 sayılı kanun) ordu il olunca karakuş, ünye kazası ile bu ile dahil olmuştur. 1954’te 6326 sayılı kanun ile karakuş ilçe yapılarak akkuş adını aldı.yine türkülere konu olan ve gürcü beyine karşı ayaklanan hekim oğlu ismail’in ünye ve niksar yolu üzerinde mekik dokunduğundan söz edilir;

 

 

 

SADIK BOZOK'A AİT OSMANLIDA 1842-44  YILLARI  SALMAN  KÖYÜ VE NÜFUSU ARAŞTIRMASI

Önce Salman Köyü’nun bağlı bulunduğu Karakuş (Akkuş) ‘un tarihine kısa bir göz atmak gerekir. 1455 tarihli tahrir kayırlarında Karakuş (Akkuş) Sonisa Kazasına (Bu gün Sanusa/Uluköy Beldesi) bağlı bir Nahiyedir. Karakuş (Akkuş), 1600’lü yılların  sonuna doğru kaza statüsüne çıkarılmış ve Sivas Sancağı’na bağlanmıştır. 1864 tarihine Ünye’nin Sancak olması ile Karakuş (Akkuş) bu sancağın kazası olmuştur. Dört yıl sonra 1868 yılında Ünye’nin Sancak statüsü kaldırılıp, kazaya dönüştürülünce Karakuş (Akkuş) da Nahiye statüsüne indirilerek Ünye’ye bağlı kalmıştır. O tarihlerde Karakuş (Akkuş)’un Kuzköy (Akpınar) olan merkezi 1887 yılında  bu günkü İlçe Merkezi olan Yazlıkbelen/Çaldere’ye  taşınmıştır. Karakuş, nahiye statüsüne düşürüldükten 86 yıl sonra 1954 yılında tekrar kaza statüsüne kavuşmuş ve Akkuş adını almıştır.

 

1842-44 yıllarında,  Osmanlı Devleti/Sultan Abdülmecit döneminde askeri amaçlı olarak hazırlanan Karakuş Kazası Müslüman Halkın  Nüfusunu gösteren  Tahrir Defteri sadece erkek  nüfusu göstermektedir. Bu kayıtlar Başbakanlık  Arşivinde NFS.d.02351 numaralı kayıtta bulunmaktadır. Bu kayıtlarda Salman köyü, Selman Karyesi olarak  geçmekte  olup, 61-62. Sayfalarda 15 hane ve toplam 50 erkek nüfus  bulunmaktadır. Bu bilgilerde kişilerin fiziksel özellikleri, aile lakapları, yaşları, ailede baba, oğul, torun, kardeş, kardeş oğlu gibi birbiri ile olan bağları belirten bilgile bulunmaktadır. Bunların yanında Muhtar, İmam, Hatip gibi görev ve sorumlulukların yanında  redif, mansure gibi askeri görev durumu  ve sağlıkla ilgili mecnun, alil, tek gözlü gibi bilgilerde bulunmaktadır. Soyağacı açısından da önemli bilgiler içermekte, Nüfus Müdürlüklerinden alınan soyağacı ile ilişkilendirildiğinde 2-3 nesil daha geriye gitme fırsatı vermektedir.

 

Salman Köyünde  o tarihlerde oturanların  Gökvelioğlu, Tataroğlu, Sakallıoğlu, Hamzaoğlu, Köcekoğlu, Köleoğlu ve İsmailoğlu lakaplı aileler olduğu görülmektedir.

Bir numaralı hanede köy imamı oturmaktadır. İmam Veliddin oğlu Ali 52 yaşında, orta boylu, ak sakallı, Gökveliğlu lakaplı olduğu ve  dört oğlunun olduğu görülmektedir.

Köyün Muhtarı ise iki numaralı hanede oturan  Ali oğlu Halil’in 62 yaşında olduğu, uzun boylu, ak sakallı olduğu, Tataroğlu lakaplı aileye mensup olduğu ve üç oğlunun olduğu belirtilmektedir.

 

Köydeki hanelerden üçü Gökvelioğlu, ikisi Tataroğlu, altısı Sakallıoğlu,  birer haneninde Hamzaoğlu, Köcekoğlu ve İsmailoğlu olduğu, Köleoğlu lakabının Köçekoğlu lakaplı aile ile ile aynı haneye yazıldığı görülmektedir. Bu durum çatalev adı ile bilinen iki ailenin aynı evi paylaştığı yada belirtilmemiş olmasına rağmen Köleoğlu’nun hizmetkar yada içgüvey/damat olma ihtimali olabileceğini de  düşünülmektedir.

 

Bir ve dört nolu Gökvelioğlu hanelerinin kardeş olduğu, altı nolu Gökvelioğlu hanesindeki üç kardeşin bir ve dört numaralı hanelerin  yeğenleri olduğu görülmektedir.

İki ve üç nolu Tataroğlu hanelerinin kardeş olduğu, beş nolu Tataroğlu hanesinin ise üç nolu hane sahibi Halil’in oğlu olduğu anlaşılmaktadır.

Yedi  ile sekiz nolu ve dokuz ile on nolu Sakallıoğlu hanelerinin kardeş olduğu, onbir ile onüç nolu hanelerin de Sakallıoğlu  haneleri mensubu olduğu ve köyün altı hane ile en kalabalık sülalesini oluşturduğu görülmektedir.

 

Oniki nolu hanede Hamzaoğlu lakaplı tek erkeğin kayda alındığı, Onbeş nolu İsmailoğlu hanesinde 12 yaşındaki Yetim Mehmed’in yaşadığı görülmektedir.

Köydeki en yaşlı kişilerin 62 yaşında olduğu, defter kayıt tarihinin 1842-43 olduğu düşünüldüğünde  bu kuşağın 1780 doğumlu olduğu, bu kuşağın babalarının Salman Köyüne il yerleşenler olduğu fikrini  oluşturmaktadır. Bu bilgilerden Salman Köyünün 1700’lu yılların ortalarında 5-6  hane olduğu, ilk yerleşimin bu tarihler de olduğu sonucunu da doğurmaktadır.

 

Aşağıda Selman Karyesi (Salman Köyü) nüfus kayıt defteri çevirisi verilmektedir. Gözden kaçan hatalardan dolayı Salman halkının affına sığınız. Görüş, öneri,çevirideki eksik ve hataların   bildirilmesini isteriz. 

 

Hane

 

Hane

 

   1

 

 

 

 

 

   2

 

 

 

 

 

  3

 

 

 

 

 

 

  4

 

 

 

 

 

   

 

 5

 

 

  6

 

 

 

 

  7

 

  

 

  8

1-Orta boylu ak sakallı Gökvelioğlu Ali bin Veliüddin Sin 52  (Köyün İmamı)

2-Oğlu İbrahim Sin 11

3-Diğer Oğlu Ali Sin 10

4-Diğer Oğlu Yusuf Sin 8

5-Diğer Oğlu Ömer Sin 2

 

1-Uzun Boylu Ak Sakallı Tataroğlu Halil bin Ali Sinn 62   (Köyün Muhtarı)

2-Oğlu Mehmed Sinn 11

3-Diğer Oğlu Halil Sinn 7

4-Diğer Oğlu İbrahim Sinn 4

 

1- Orta Boylu Ak sakallı Tataroğlu Halil bin Ali Sinn 62

2-Oğlu Orta Boylu Sarı Sakallı Hüseyin Sinn 32

3-Torunu Yusuf bin Hüseyin Sinn 10

4-Diğer Torunu Hasan bin Hüseyin Sinn 4

5-Diğer Torunu Halil bin Hüseyin 5

 

1- Orta Boylu Ak Sakallı Gökvelioğlu Mehmed bin Veliüddin Sinn 62

2-Oğlu Orta Boylu Taze Bıyıklı Yusuf Sinn 22 (Mecnun)

3-Diğer oğlu şabb-ı emred Mehmed Sinn 15

4-Torunu Veliüddin Sinn 12

5-Diğer Torunu Ali bin Mustafa Sinn 8

6-Diğer Torunu Halil bin Mustafa Sinn 7

 

1-Orta Boylu Şabb-ı emred  Tataroğlu  Yusuf bin Halil Sinn 18

 

1-Orta Boylu Kara Sakallı Gökvelioğlu Selim bin Halil Sin 30

2-Kardeşi orta boylu şabb-ı emred  Veliüddin bin Halil Sinn 15

3-Diğer karındaşı Mustafa bin Halil Sinn 11

 

 1--Uzunca boylu Kırca  Sakallı Sakallıoğlu Mehmed bin Halil Sinn 45

2-Oğlu Orta Boylu şabb-ı emred İbrahim Sinn 16

 

 1- Orta Boylu Ter Bıyıklı  Sakallıoğlu Mehmed bin Halil Sinn 30

2-Oğlu  Ali  Sinn 2

  9

 

 

 

 

 

 10

 

 

 11

 

 

 

 

 12

 

 

 13

 

 

 

 

 

  14

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

15

1- Orta Boylu Ak  Köse  Sakallı Sakallıoğlu Hüseyin bin İbrahim Sinn 62

2-Oğlu Orta Boylu Sarı Sakallı Ali Sinn 32

3-Torunu İbrahim bin Ali Sinn 7

4-Diğer Torunu Halil bin Ali Sinn 5

 

 

1- Kısa Boylu Kırca Sakallı Sakallıoğlu Ali bin İbrahim Sinn 52

 

1- Uzunca Boylu Ak Sakallı  Sakallıoğlu  Mehmed bin Ali Sinn 62

2-Torunu Ali bin Mustafa Sinn 6

3-Diğer Torunu Mehmed bin Mustafa Sinn 3

 

 

1-Orta Boylu Kara Sakallı Hamzaoğlu Ali bin Mustafa Sinn 35

 

1-38-Uzunca Boylu Ak Sakallı Sakallıoğlu Mehmed bin Ahmed Sinn 52

 2-Oğlu Ali Sinn 10

3-Diğer Oğlu Mehmed Sinn 8

4-Diğer Oğlu Ahmed Sinn 6

5-Diğer Oğlu Halil Sinn 3

 

1-Uzun Boylu Ak Sakallı Köçekoğlu Veliüddin bin Veliüddin sinn 62

2-Karındaşı oğlu Orta Boylu Şabb-ı emred Hüseyin bin Süleyman Sinn 14

3-Karındaşı oğlu Hasan bin Süleyman Sinn 10

4-Diğer Karındaşı oğlu Halil bin Süleyman  Sinn 8

5-Diğer Karındaşı oğlu yetim Halil bin Mehmed Sinn 7

6-Orta Boylu Kara Sakallı Köleoğlu Hasan bin Halil Sinn 32

7-Oğlu Yakup Sinn 6

 

1-İsmailoğlu Yetim Mehmed bin Veliüddin Sinn 12

 

Hicri  29 Zilhicce1259-Miladi 20-01-1844

Rumi: 08-Kanunusani-1259(08-11-1259)

Kaynak:BOA NFS.d.02351

 

            Sadık Bozok

            s_bozok@hotmail.com

           

 

 

 

ÇOK YAKINDA SEFERLİ KASABASI, TAŞOLUK VE ÇAMALAN MAHALLELERİ OSMANLI TARİHİ ARAŞTIRMALARIMIZ GELE EK.